Anı/ Anlatı | Lorenzo Orsetti: Günümüz Partizanı

Lorenzo Orsetti: Günümüz Partizanı

İtalyan anarşist ve TİKKO savaşçısı Lorenzo Orsetti(Orso)’nin ölümsüzleşmesinin ardından Rosa Gilbert, yoldaşını selamlayan bir mektup yazdı.

27 Temmuz 2019

İtalyan anarşist ve TİKKO savaşçısı Lorenzo Orsetti(Orso)’nin ölümsüzleşmesinin ardından Rosa Gilbert, yoldaşını selamlayan bir mektup yazdı.

Mektubun tamamı aşağıdadır: 

Pazartesi sabahı, bir İtalyan YPG savaşçısı olan Lorenzo “Orso” Orsetti’nin, Daeş halifeliğinin kalıntılarının bulunduğu Deyre Zor cephesinde küçük bir kasaba olan Baxoz’da bir Daeş pususunda ölümsüzleştiği haberi geldi.

Tekoşer Pîling takma adlı Orsetti, 2017 Eylül’ünde memleketi Floransa Toskana’dan “Dünyanın en güzel devrimi” olarak nitelendirdiği ve “İdeallerime şimdiye kadar bulduğum en yakın şeydi ve katılmaktan büyük bir zevk ve onur duyuyorum” dediği Rojava Devrimi’ni savunmak için Kuzey Suriye’ye geçti.

Rojava’da savaşa katılma fikri netleştiğinde bunun sebebinin kesinlikle onun savaştan ya da şöhret olmaktan hoşlanmak olmadığını, gizemli bir hava vermek ya da yaşadığı hezeyanlar olmadığını sadece “risk almadan da özgürlüğün var olamayacağı”nı söyledi.

Sayısız hikayeye göre, Orso (İtalyanca’da “ayı”) inanılmaz cesur ve özverili bir savaşçıydı ve her zaman yoldaşlarını/arkadaşlarını cephede sevgi dolu ve fedakâr tavırlarıyla etkilerdi ve asla övünmezdi ya da  kendini yüceltmezdi.

İnsanlara asla, 2018 baharında Türk/ÖSO işgaline karşı Afrin tepelerinde savaşırken, savunmayı kaybedecekleri belli olduğunda bölgeden tahliye edilen enternasyonallerle bölgeyi terk etmek yerine siviller güvenli bir şekilde tahliye edilinceye kadar orada büyük bir risk altında olan sivillerle birlikte kaldığını anlatmadı.

Afrin tepelerinde cihatçıların kuşattığı ve zorlu şartlarda dövüşen ve ön cepheden gönderilen Türkiye’nin  (hem İngiltere hem de İtalya tarafından donatılmış) hava kuvvetleri tarafından hem gece hem de gündüz bombalanan Kuzeybatı Suriye’deki Kürt yerleşim bölgesi, partizan direnişinde gerilla savaşının yaşandığı Floransa ve Bolonya arasında kalan zeytin ağaçlarıyla dolu dağların destansı masalları gibiydi.

Orso, Floransa’da bir işçi sınıfı mahallesi olan Rifredi’de sıradan bir ailenin çocuğu olarak, birçok büyük anti-faşist partizanın anıları ve onlar için yapılan plaklarla büyüdü. Başta, garsonluk ve şeflik olmak üzere birbirini izleyen hizmet sektöründen sıkılmış olarak, Rojava’ya kapitalist toplumun sıkıntılarından bireysel bir kaçış olarak baktı.

Herhangi bir siyasi hareketten gelmiyordu, Floransa’da toplum arasında bir aktivist ya da siyasi rakorantçıdan daha fazla tanınıyordu. Anarşist-Özgürlükçü bir siyasi eğilimin güçlü siyasi ideallerine sahipti ve her şeyden önce ortodoksiye ya da dogmatizme karşıydı. Onun anti-sekterliği tipik egoizmi ve bireyciliği aşma konusundaki politik ve ahlaki değerler, şehirdeki her türlü ayrıştırıcı siyasi girişime karşı dayanışmanın desteklenmesiydi. Bu yüzden Türkiye Komünist Partisi-Marksist Leninist’in (TKP-ML) silahlı kanadı olan TİKKO’ya bağlı bir anarşist olarak savaştı.

Muhtemelen İspanyol İç Savaşı tarihi ve İtalya’nın anti-faşist özgürlük mücadelesinden öğrendikleri, onun bu dar grupçuluğa karşı olma anlayışını güçlendirdi ama belki de onun şahsına münhasır kişiliği ve ideolojik kesinliği ve pragmatizm arasında çok iyi koruduğu denge bu dar grupçuluğa karşı olan bilincini geliştirdi.

Çok okumuş ve zeki olan Orsetti tutarlılık içinde güçlü bir ideolojiye, disiplinli bir harekete, devrimci özeleştiri pratiği, sosyalizmi canavarlaştıran veya bireyciliği teşvik eden liberal politikalarla, “kişiliksizleştiren” saldırıları çürütmeye olan ihtiyacı mutlu bir şekilde savunurdu.

Kendisine, doğduğu memleketinden, arkadaşlarından ve ailesinden, sevgili köpeğinden ve o kadar çok özlediği yüksek kaliteli konserve domateslerden çok uzakta olmasına rağmen -solmuş olan malzemelere rağmen- onun mutfak sırası geldiğinde birimi her zaman mutlu olmuştu.

Orso, geçen Ekim ayında Floransa’da bir toplantıya, YPG’yi anlattığı ve enternasyonalist iki yoldaşıyla birlikte bir video bağlantısıyla doğrudan konuştuğu; her son kelimeye atlayan aktivistlerle dolu bir odadan hitap etti:

“Sizleri çok seviyorum, birlikte çok çılgınca zamanlar yaşadık, sizi bir aile gibi seviyorum. Hayatta, yoldaşların arasında bile her zaman her şeye nüfuz eden derin bir bireycilik var, ama burada farklı… başkaları için özen ve ilgi göstermek güzel.”

Afrin’de öldürülmeye çok yaklaşan, Hajin ve Deyre Zor cephelerinde çok sayıda yakın tehlike atlatan Orso, ölüm konusunda felsefi idi. Ölümsüzleşen yoldaşlar hakkında ayrıntılı bir şekilde yazıyor ve jeopolitik entrikalar ve savaş hikayeleri hakkında olduğu kadar yerel halkla konuşmaları da yansıtan, son derece seviyeli bir şekilde, samimi ayrıntılara da yer veriyordu.

Ölümü halinde yayınlanmasını istediği son mektubunda yazdığı gibi (aşağıda yeniden yayınlanmıştır), Rojava’daki devrimci davaya olan bağlılığı, yaşamak ve mücadeleye devam etme isteğine rağmen sosyal ve politik bir devrim olarak gördüğü şey için hayatını feda etmeye de hazırdı.

Bugün, her büyük gazetenin ön sayfasında, Floransa’daki her gazete bayisinde Orso’nun adını ve fotoğrafını görmek bana son mektubundaki hepimizi birbirimize ilham ve umut vermeye teşvik eden sözcükleri hatırlattı. Orso çoktan, zaferin görüldüğü yerde hala kazanmaya ve ölmeye değecek bir şeyler olduğunu ve İtalyan solunda yeniden uyanıp bir tufan üretileceğini, ölümünün sadece birkaç saat ardından yapılan döviz, pankart, grafitilerle bize müjdeledi. Umut etme konusunda ilham verdi.

Afrin işgali sırasında, orada olması ve düzenli olarak ön cephede yer alması, “Rifredi’den Afrine” adını kullanan Kürt Kızılayı için para toplamak adına geçen yıl Floransa’da dayanışma etkinliklerinin, gösterilerin, gecelerin, film gösterimlerinin düzenlenmesi ve müzisyen arkadaşlarının da bu seferberliğe katılması için devasa bir  yol gösterici ışık oldu.

Anti-faşist kurtuluşun yıl dönümü olan 25 Nisan’da yapılan kutlamalarda, babası Orso hakkında gururla yapacağı konuşması için sahneye çıktığında, yerel ANPI bölümü “Potente”nin (Ağustos 1944’te Floransa’nın özgürlüğü için mücadele ederken öldürülen Florentine partizanlarından birinin adının verildiği) ona partizan davasına olan bağlılığının ve cesaretinin bir ödülü olarak “onursal partizan” statüsü vermeyi planladığını duyduk.

Bu onurun ölümünden sonra gelmesi bir trajedi. Maalesef Orso’nun evine “Fischia il vento” partizan şarkısındaki evine dönen özgür ve muzaffer partizan hakkında olduğu gibi hoş gelmiyoruz. Bunun yerine, “Bella Ciao” ​​da olduğu gibi Orso, Rojava’da düştüğü güzel bir çiçeğin gölgesinde gömülecek. Fakat Rifredi’den Rojava’ya faşizme karşı mücadele etmek ve sosyalist, feminist bir devrimi savunmak için seyahat eden partizan ayının (“Orso”) hikayesi, bu şehirde ve dünyada gelecek nesiller için ilham kaynağı olacak, tıpkı şimdiye dek vefat eden partizanlar gibi, özgürlüğün nedenini ve bir gün kazanacağımız umudunu canlı tutuyor.

“Ciao, eğer bu mesajı okuyorsanız, bu benim hayatta olmadığımın işaretidir. Ah, sakın üzülmeyin, ben bu şekilde iyiyim; pişmanlıklarım yok, ben doğru olduğunu düşündüğüm şeyi yaparken öldüm, en zayıf olanları savundum ve adalet, eşitlik ve özgürlük ideallerime karşı sadık kaldım. Yani, erken gidişime rağmen hayatım hala başarılıdır ve dudaklarımda gülüşümle gittiğimden neredeyse eminim. Bundan daha iyisini isteyemezdim.

Sizin için her şeyin en iyisini diliyor ve (eğer henüz yapmıyorsanız) bir gün sizin de bizden sonrakiler için hayatınızı verme kararı almanızı umuyorum. Çünkü dünya yalnızca bu şekilde değiştirilebilir. Ancak her birimizin içinde bulunan bireyselliği ve egoizmi yenerek fark yaratabiliriz. Bunlar zor zamanlar biliyorum, ama sakın vazgeçmeyin, umudunuzu yitirmeyin; asla! Bir an bile.

Her şey kaybedilmiş gibi gözükse de, kötü şeyler insanlara acı verse de ve dünya dayanılmaz hale gelse de, güç bulmaya devam edin ve bunu yoldaşlarınıza aktarın. Tam da bunun gibi karanlık anlarda bu ışık yardımcı olacaktır. Ve her zaman hatırlayın: “Bütün fırtınalar küçük bir damla ile başlar.

Siz de bu damla olmaya çalışın. Hepinizi seviyorum ve sözlerimi değerli bulmanızı umuyorum.

Serkeftin!

Orso, Tekoşer, Lorenzo…”

Kaynak: ROSA GILBERT tarafından yazıldı ve WEDNESDAY, MARCH 20, 2019 tarihinde https://morningstaronline.co.uk/article/f/lorenzo-orsetti-modern-day-partisan adresinde yayınlandı.

Çeviri: Özgür Gelecek